Canopy Istanbul Taksim, kültür ve sanatı otel deneyiminin ayrılmaz bir parçası haline getiren yaklaşımını yeni bir karma sergiyle sürdürüyor. Yasemin Bay küratörlüğünde ve Pi Artworks iş birliği ile hazırlanan “Bir Zamanlar Şimdi” sergisi, farklı kuşak ve coğrafyalardan sanatçıların eserlerini Beyoğlu’nun zengin kültürel belleği etrafında bir araya getiriyor.
İstanbul’un kültür, sanat ve düşünce hayatının tarihsel merkezlerinden Beyoğlu’nun kalbinde konumlanan Canopy Istanbul Taksim, bulunduğu semtin kültürel dokusuyla bağ kuran yaklaşımı ile çağdaş sanat üretimlerine alan açmaya devam ediyor. Hilton’un lifestyle vizyonunu Beyoğlu’nun kültürel mirasıyla buluşturan otel; sergiler, sanatçı buluşmaları, söyleşiler ve farklı disiplinlerden etkinliklerle semtin yaratıcı kültür sanat yaşamına katkıda bulunuyor. Bünyesinde geçmişte Beyoğlu’nun çok kültürlü yaşamının bir parçası olan tarihi bir Ermeni okulunu barındıran yapı, farklı dönemlere ait mimari ve kültürel izleri bugünün yaşamıyla bir araya getiriyor.
Bu yaklaşımın yeni buluşması olan “Bir Zamanlar Şimdi” adlı karma sergi, Canopy Istanbul Taksim ve İstanbul – Londra arasında sürdürdüğü uluslararası programıyla çağdaş sanat alanında önemli bir yere sahip olan Pi Artworks’ün iş birliği ile Yasemin Bay küratörlüğünde gerçekleşiyor.
Karma sergide Beyoğlu’nun en eski galerilerinden biri olan Pi Artworks’ün temsil ettiği sanatçılardan Nancy Atakan, Rugül Serbest, Antonio Cosentino, Susan Hefuna, Kemal Seyhan, Ayten Turanlı, Güneş Acur, Osman Dinç, Erdal Duman ve Albano Hernández’in eserleri yer alıyor. Resimden heykel ve seramiğe uzanan farklı üretim biçimlerini bir araya getiren seçki; bellek, kent, zaman, malzeme ve katman kavramları etrafında şekilleniyor.
Beyoğlu’na geçmişten bugüne uzanan çoğul bir bakış
“Bir Zamanlar Şimdi”, çıkış noktasını Beyoğlu’nun hiçbir zaman tek bir döneme, kültüre ya da kimliğe ait olmayan yapısından alıyor. Yüzyıllar boyunca farklı kültürlerin, dillerin, yaşam biçimlerinin ve sanatsal üretimlerin birbirinin üzerine eklenerek oluşturduğu semt, geçmişin bütünüyle silinmediği; her dönemin kendinden öncekine yeni izler bıraktığı yaşayan bir hafıza olarak ele alınıyor.
Sergi Beyoğlu’nu tek ve bütünlüklü bir anlatıyla tanımlamak yerine, sanatçıların farklı üretimleri aracılığıyla yeniden okumayı öneriyor. Her yapıt belleğin, kentin, malzemenin ya da zamanın farklı bir katmanına temas ederken; eserler yan yana geldiklerinde geçmiş ile bugünün, kişisel ile kolektifin ve yerel ile uluslararası olanın iç içe geçtiği çoğul bir anlatı oluşturuyor.
Küratör Yasemin Bay, serginin yaklaşımını şöyle ifade ediyor:
“Beyoğlu’nu benim için özel kılan, geçmişin burada hiçbir zaman bütünüyle geride kalmaması. Farklı dönemler, kültürler ve kişisel hikâyeler hâlâ aynı yüzey üzerinde yaşamaya devam ediyor. ‘Bir Zamanlar Şimdi’yi kurgularken de sanatçıların birbirinden farklı üretimlerini tek bir anlatının içine yerleştirmek yerine bu katmanların yan yana var olmasına alan açmak istedik. Her eser geçmişten bugüne taşınan başka bir izin peşine düşüyor; birlikte düşünüldüklerinde ise Beyoğlu’nun hala yazılmaya devam eden belleğine yeni bir katman ekliyorlar.”
Bellekten kente, malzemeden zamana
Sergide sanatçıların farklı kuşaklardan ve üretim biçimlerinden gelen pratikleri, “katman” fikrinin farklı karşılıklarını görünür kılıyor.
Nancy Atakan, arşivler, gündelik hayat ve bireysel deneyimlerden hareketle kişisel hafızanın kolektif anlatıya dönüşme biçimlerini araştırırken; Rugül Serbest, kişisel hikayeler ve duygusal deneyimler aracılığıyla geçmişin bugünün içinde yaşamaya devam eden izlerine odaklanıyor.
Antonio Cosentino, İstanbul’un mimari ve toplumsal dönüşümünü ironik ve eleştirel bir bakışla yeniden kurgulayarak gündelik nesneleri ve kentsel ayrıntıları görsel bir hafızaya dönüştürüyor. Susan Hefuna ise şehir, kimlik, aidiyet ve mekân arasındaki görünmez ilişkileri kültürler arasında kurduğu görsel dil üzerinden ele alıyor.
Kemal Seyhan, katman katman uyguladığı boya aracılığıyla tuvallerinde zamana yayılan bir derinlik ve sessizlik yaratırken; Ayten Turanlı, malzemenin organik dokusunu ve toprağın kadim bilgisini çağdaş seramik diliyle yeniden yorumluyor. Güneş Acur için tuval ve kâğıt, renklerin ve biçimlerin karşılaştığı, çakıştığı ve birbirinin üzerine yerleştiği birer katman alanına dönüşüyor.
Osman Dinç ve Erdal Duman, malzemeyi yalnızca biçimsel değil aynı zamanda kavramsal bir düşünme aracı olarak ele alıyor. Dinç enerji, hareket ve denge ilişkilerine odaklanırken; Duman güncel politik durumlar, iktidar sembolleri, şiddet mekanizmaları ve toplumsal hafızaya yöneliyor. Albano Hernández ise kurumuş kil ve boya kütlelerini ince katmanlar hâlinde keserek malzemenin zaman içinde oluşturduğu birikimi doğrudan görünür hâle getiriyor.
Türkiye’den ve dünyadan 10 sanatçının eserlerini içeren “Bir Zamanlar Şimdi” sergisi, 16 Eylül 2026’dan itibaren 15 Kasım 2026 tarihine kadar Canopy Istanbul Taksim’de ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.




















































